Euro bir hatamıydı?, Servet Yıldırım
6.3.2006
|
European Business dergisinde Avrupa Parlamentosu'nun İngiliz milletvekillerinden Daniel Hannan’ın bir makalesi var. Başlığı “İmparatorluğun Sonu”. İngiltere euro geçmeyen sayılı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden bir. Herkesin euroya geçtiği dönemde İngiltere’de de kamuoyunun önemli bir bölümü euroya geçilmesinden yanaydı. Anketlerde büyük bir çoğunluk euroya geçilmesinin zaman meselesi olduğunu belirtiyordu. Şimdi gelinen noktada ise euroya geçiş fikri artık İngilizler için çok uzak. Euroya geçmek bir yana İngilizler sterlin banknotların ve madeni paraların gelecek 20 yıllık dönemde hangi dizayna sahip olacağını belirlemeye çalışıyor. Sadece İngiltere değil, Avrupa Birliği’nin esaslı üyelerinden olan Danimarka ve İsveç de euroya geçmedikleri için çok mutlular. Bu mutluluk euroya geçenlerin durumunun geçmeyenlere göre kötü olmasından kaynaklanıyor. İtalya gibi bir zamanlar parasının değerini düşük tutarak dünya pazarlarında hakimiyet kuran ülkeler şimdi bu esneklerini kaybetmenin şokunu yaşıyorlar. Bir zamanlar İtalya’nın yaptığını ise şimdi Çin yapıyor. İşte böylesine bir ortamda, geçmişte euroya geçecek bir sonraki ülkeyi tahmin etmeye çalışan Avrupalılar şimdi eurodan ilk kim çıkacak sorusuna yanıt arıyorlar. Hannan’ın tahmini euroyu ilk terkedecek ülkenin İtalya olacağı yönünde. Hannan tartışmayı daha da öteye götürmüş ve sadece euroyu değil AB’yi sorgulamış. Ona göre AB’nin devamını hararetle savunanlar şu anda yaşı 50-60’larda olan orta sınıf Avrupalılar. Gençler birliğe karşı çünkü kıtasal bir güç yaratma fikri onlara göre 1950’lerden kalma eski moda bir düşünce.Oysa onlara göre küçük devletler daha başarılılar. Bu kanıyı destekleyen örnekler ise oldukça fazla. Singapur Malezya’dan, Hong Kong Çin’den, Monako Fransa’dan daha başarılı. Avrupa’da ise küçük İsviçre dev Avrupa Birliğine göre daha iyi durumda. Böyle bir manzarayı gören gençler, özellikle 25 yaşın altındakiler, birlik olmanın getireceği faydalara çok inanmıyorlar. Birliğe inanç zayıfken euroya kim inanır? Eurodan çıkmak çok kolay bir şey değil. Belki de girmekten daha da sancılı olacak. Ama bu tartışmalar bir kere başladı. Hannan yazısında bir zamanlar euro fikrini hararetle savunan eski İngiliz maliye bakanı Kenneth Clarke gibi politikacıların bile euro’nun bir hata olduğunu söylediklerine dikkat çekiyor. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımı bu süreci nasıl etkiler? Herhalde olumsuz etkileyecek. Son üç ayda iki defa faiz artıran Avrupa Merkez Bankası muhtemelen yıl içinde iki ya da üç faiz artırımı daha yapacak. Bu artırımlar euronun güçlenmesine ve dolayısıyla ihracat sektörlerinin işinin zorlaşmasına neden olabilir. Diğer bir kaygı ise yüksek faizin büyüme ve istihdama olan olumsuz etkisi. Önümüzdeki dönemde büyüme ve ihracat kaygılarının artması euronun gerekliliğinin üye ülkelerin halkları tarafından daha da fazla sorgulanmasına yol açabilir. http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=36735&KOS_KOD=11
| |
AKP Hükümeti "bizim kesim" tarafından genelde sıkı eleştirilir. Ama yapılanlara baktığımızda biz bu hükümetin geçmiş örneklere kıyasla daha kötü bir performans sergilendiğinden emin değiliz. Bu yazıda Türkiye'nin önemli bir gerçeğine işaret etmek istiyoruz. Bunu da İsrail Merkez Bankası Başkanlığı ile ilgili olarak başımızdan geçen bir olayla yapacağız...
Kura karşı önlem isteyen sanayiciler 'Enflasyon lobisi değiliz' diyor. Çağlar: Her satılan malda zarar ediyoruz. Sorumlu Merkez Bankası. Prim ödeyemiyorum, ancak birkaç ay dayanabilirim