Erdemir gibi kızın olsun!
17.2.2006
Yüzde 49'unun özelleştirilmesi gündemde olan Erdemir için iktidarla ana muhalefet arasında tartışma var. Ereğli ayakta. Ekonomistler arasında süren tartışmada da 'yerli - yabancı farketmez, Satılsın' diyenler, 'Satılmasın' diyenleri, 'özelleştirme karşıtlığı' ile eleştiriyor. Bir de 'Yerli alsın' diyenler var.Devler, Erdemir'e talip. Alan,Türkiye yassı çelik piyasasının bir numarası olacak
EBRU SUNGUR
Karadeniz Ereğli'de, 40 yıldır iki hamarat kız durmaksızın çalışıyor: Ayşe ve Zübeyde. Doğanın armağanı kömür ve demiri, sanayinin vazgeçilmez hammaddesine, çeliğe çeviriyorlar gece gündüz. Onlar, Türkiye'nin tek entegre yassı çelik üreticisi Erdemir'in iki yüksek fırını Ayşe ve Zübeyde.
Ama Ayşe ve Zübeyde bugünlerde endişeli. Malum, Erdemir özelleştirilecek. Özelleştirme İdaresi'ne ait yüzde 46.12'lik ve Kalkınma Bankası'nın elindeki yüzde 3.81'lik, yani toplam yüzde 49.93'lük hissenin blok satılması planlanıyor.
Yabancı tedirginliği
Bugüne kadar Erdemir'e talip olduğunu açıklayan yatırımcıların tümü yabancı. Türkiye'nin tek entegre yassı çelik tesisinin yabancı bir şirkete satılması olasılığı, en çok Erdemir işçisini, yöre insanını düşündürüyor. Yabancı şirketlerin, ellerindeki slab (çelik kütüğü) stokunu Erdemir'de yassı çeliğe çevirmeyi düşünebileceklerini, bu durumda fabrikadaki pek çok bölümün atıl kalacağını ve işçilerin çoğunluğunun işini kaybedeceğini savunuyorlar.
Türkiye'nin yassı çelik ihtiyacı her geçen gün artıyor. Erdemir, yılda 3.6 milyon tonluk üretimiyle bu ihtiyacın sadece yarısını karşılayabiliyor.
İhtiyacın diğer yarısı için her yıl 3 milyar dolarlık ithalat yapılıyor. Erdemir'in yaptığı yatırımlarla -ki burada en önemli plan İsdemir tesislerinin de yassı mamul üretimine başlaması- ithalatın azalması hedefleniyor. Uzmanların bir diğer çekincesi burada ortaya çıkıyor: Ya Erdemir'i alan yabancı, gerekli yatırımları yapmaz da yurtdışındaki tesislerinde ürettiği çeliği Türkiye pazarında satarsa...
Diğer taraftan Erdemir, ürün çeşitliliği olan bir şirket. En son üretmeye başladığı ürünler arasında savunma sanayinde kullanılan zırhlı çelik ve gemi sacı da var. Erdemir gemi sacı ürettiği için Ereğli'de pek çok tersane yatırımı başlamış. Erdemir'i alacak yatırımcının, ürün çeşitliliğini azaltması olasılığı da bu sektörlerin endişesini oluşturuyor.
Fiyat tartışması
Sesler en çok fiyat konusu açıldığında yükseliyor: Erdemir'in yüzde 49'u için konuşulan bedel 1-1.5 milyar dolar. Bu fiyatı düşük bulanlar, 1 ton sıvı çelik üretmek için 2 milyon dolarlık yatırım gerektiğine göre, 3.6 milyon ton kapasiteli Erdemir'in yeniden kurulması için 7-8 milyar dolar gerekiyor.
Türkiye'nin önde gelen ekonomistleri, hatta özelleştirmenin en ateşli savunucuları bile Erdemir satılırken iyi düşünülmesi, mümkünse yerli yatırımcıya satılması gerektiği görüşünde birleşiyor.
Ereğli'de tek konu var
40 yıldır Erdemir'le bütünleşmiş, 40 yıl önce küçük bir balıkçı kasabasıyken Erdemir'le büyümüş, bugün 85 bin kişilik modern bir kent olan Ereğli'de de tek konu özelleştirme. Erdemir'in 7 bin 500 işçisi bulunuyor. Müteahhit firmalarda 1.500 - 2 bin kişi çalışıyor. Bunun dışında Ereğli'de 400'ün üzerinde sac tüccarı, Erdemir'den aldığı ürünü işleyen tersaneler, çelik kesme tesisleri var. Özelleştirme en başta bu kesimi ilgilendiriyor.
Erdemir'de örgütlü Türk Metal Sendikası'nın girişimiyle, ANAP'lı ilçe belediyesinin, CHP'nin, DSP'nin ve pek çok sivil toplum kuruluşunun katılımıyla bir kent konseyi kurulmuş. Türk Metal Ereğli Şube Başkanı İlhami Erdoğ, yaklaşık altı aydır fabrikanın içinde işçilerle birebir görüşerek, "Satıştan sonra olacakları" anlattıklarını söylüyor. Uydudan yayın yapan Avrasya TV ile Ereğli'deki yerel radyo TV'lerden yaptıkları canlı yayınlarda, "Erdemir'in satışının sakıncalarını dile getirdiklerini" belirtiyor.
Konseyde sadece iktidar partisi AKP yok. Ama AKP Ereğli İlçe Başkanı Mustafa Demiray'ın da Erdemir'in özelleştirilmesiyle ilgili temkinli konuştuğu dikkat çekiyor:
"Erdemir özelleştirilmeli ama istihdam ve yatırımlar garantiye alınmalı. Borsa değerinin çok üzerinde bir rakama ve yerli sermayeye satılmalı."
Erdemir'in özelleştirilmesine taraftar olanlar ise, hem yabancı sermayenin girmesinin önemi üzerinde duruyorlar, hem de fabrikanın, özelleştirme ile birlikte, teknoloji gibi alanlarda yeni yatırımlara daha kolay kaynak bulabileceğini belirtiyorlar.
Erdemir'in yanında bunlar da satılıyor
İsdemir: Türkiye'nin en büyük entegre demir çelik tesislerinden. 6 bin çalışanı var. Uzun çelik üreten İsdemir'in yüzde 89'u, üretimini yassıya çevirecek yatırımın yapılması koşuluyla Erdemir'in oldu. 2007'de yatırımların tamamlanıp yılda 3 milyon tonluk kapasiteye ulaşması hedefleniyor.
Erdemir-Maden:Sivas Divriği'deki demir madeni tesislerini işletiyor ve Türkiye'deki demir cevheri arama ruhsatlarının yarısını elinde bulunduruyor. Yaklaşık 400 çalışanı var.
Erdemir-Romanya: Erdemir'in Romanya'da özelleştirmeden aldığı bu tesis, motor ve transformatör sanayinin ana girdilerinden olan silisyumlu yassı çelik ürünlerini üretiyor. Çalışan sayısı 376.
Çelbor: Kırıkkale'de yer alan şirket, savunma sanayinin kullandığı dikişsiz boruları üretiyor. Bu şirkette 100 kişi çalışıyor.
Çelik Servis Merkezi: Gebze'de kurulu bu merkezin amacı müşterilere ihtiyaçları olan ürünleri, istedikleri özelliklerde ulaştırmak. Bu merkezin yeni satın alınan Yarımca Porselen arazisine taşınması planlanıyor.
Erenco: Demir - Çelik sektöründe, mühendislik, yönetim ve danışmanlık hizmetleri veren şirket, Erdemir Grubu'nun yatırımlarını planlayıp projelendiriyor. Bu şirkette konusunda en iyi derecede yetişmiş 210 kişi çalışıyor.
Erdemir'in ayrıca biri Karadeniz'in, diğeri de Akdeniz'in en büyük limanları arasında yer alan iki limanı bulunuyor.
Kimler Erdemir'in peşinde?
Mittal:
Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Hint şirketi Mittal'in kapasitesi 70 milyon tona yakın. Erdemir'in 1993 ve 1998'deki özelleştirme ihalelerine de katılan Mittal, geçtiğimiz günlerde İş Bankası'nın iştiraki olan İzmir Demir Çelik'i satın aldı.
Arcelor:
Fransız Usino, Lüksemburglu Arbed ve İspanyol Aceralia'nın 2002'de birleşerek kurdukları Arcelor, dünya çelik piyasasının ikinci büyük oyuncusu. Yılda 42.8 milyon ton çelik üretiyor. Arcelor, talip olduğu Erdemir'le aslında eski arkadaş! Arcelor'un iştiraki Arcelor Packaging ile Erdemir yüzde 50'şer payla ortak kurdukları Sollac'ta ambalaj çeliği üretiyorlar.
Corus:
Corus, bir İngiliz - Hollanda ortaklığı. 19 milyon tonluk kapasitesiyle dünyanın en büyük yedinci çelik üreticisi olan Corus, büyümek için satın alacak şirket arıyor. Bu kapsamda Erdemir'e olan ilgisini her fırsatta dile getiren Corus, Türklere yakınlığını, Londra'daki Türkler sergisine sponsor olarak da gösterdi!
US Steel:
Kuruluşu 100 yıl önceye dayanan US Steel, adından da anlaşılabileceği gibi bir Amerikan şirketi. 18 milyon tonluk üretim kapasitesiyle dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi olan US Steel, son dönemde özellikle Doğu Avrupa'daki özelleştirmelerden aldığı tesislerle gündeme geldi.
EKONOMİSTLER NE DİYOR?
Güngör Uras / Milliyet Gazetesi Yazarı
'Yabancıya satmayalım'
Kamunun Ereğli'deki hisselerini satması normal. Ama bu hisseleri yabancıya satmak normal değil. Ereğli'deki kamu hisselerini 1-2 milyar dolara yabancıya satmak çok yanlış. Bu para Türkiye'nin bir yıllık yassı mamul ithalatı için ödediği dövizden az. Türkiye'ye yılda 3 milyar dolarlık yassı mamul satan yabancı üreticiler pazarı kaybetmek istemiyor. Ereğli'nin büyümesini istemiyor. Türkiye'de Ereğli'deki kamu hisselerini satın alabilecek güçte sermaye grupları var. Başbakanımız önde gelen sermaye gruplarını davet edebilir, onlara Ereğli'deki kamu hisselerini almalarının yararlarını anlatabilir. Bu konuda inada gerek yok. Bu tesis yabancılara gitmesin.
Prof. Dr. Erdoğan Alkin / İst. Tic. Üni. Ticari Bil. Fak. Öğr. Üyesi
'Yerli alırsa daha yararlı olur'
Ben özelleştirmeye karşı değilim. Ama konu Erdemir olunca bu konuda süren tartışmaları gözden geçirmek gerektiği de ortada. Erdemir'in yerli yatırımcılara satılması gerektiğini düşünüyorum. Böylesi Türkiye'ye daha yararlı olur. "Stratejik sektör" laflarına inanmam ama Erdemir'i incelediğinizde çok değerli bir kuruluş olduğunu görüyorsunuz. Öte yandan yabancı demir çelik üreticileri son dönemde korkunç bir mücadele içindeler; Çin'in talebinden dolayı çelik fiyatları tırmanışta. Yabancı yatırımcı bu ortamda Erdemir'i satın alırsa nasıl hareket eder, bilemiyoruz. Satış bedeline gelince, bunun piyasada oluşması gerektiği kanaatindeyim.
Doç. Dr. Sadi Uzunoğlu / Trakya Üni. İktisat Fak. Dekan Yrd.
'Çalışanlar yönetsin'
Erdemir, uluslararası piyasalarda çelik fiyatlarının yükselmesi nedeniyle kârlılığını artırmış bir şirket. Yatırımları iyi. Pek çok sektörün hammadde olarak kullandığı yassı çeliği üretiyor. Bu özelleştirmede dikkatli olmak gerekiyor. Bu tip kurumlar yabancı sermayeye satılmamalı. Yerli yatırımcıya satılabilir, halka arz edilebilir ya da çalışanlarına satılabilir. Bütçe açığı dürtüsüyle 1.5 milyar dolar gibi fiyata Erdemir satılırsa yazık olur. Özellikle çalışanların yönetimde söz sahibi olacağı bir modelle Erdemir'in özelleştirilmesi gerekir. Böylece iç piyasanın çelik ihtiyacının karşılanmaması riski ortadan kalkar. Bunun dışında özelleştirmeye karşı değilim.
Uğur Civelek / Radikal Gazetesi Yazarı
'Ereğlili endişesinde haklı'
Erdemir, Türkiye'deki ortalama performansın çok üzerinde bir kurum. Kamuya yük olmuyor, küresel düzeyde rekabet ederek ayakta kalmayı başarıyor, bulunduğu bölgede yaşam kalitesini artırıyor. Bu sayede devlet Ereğli'ye aktardığı kaynağın çok daha fazlasını bu bölgeden vergi olarak tahsil ediyor. Ereğli'de yaşayanlar, Erdemir yabancılara blok olarak satılırsa işçi çıkarılmasından, ücretlerin düşürülmesinden endişe ediyorlar. Bölgedeki gayrimenkullerin değer yitirmesi, esnafın önemli ölçüde kepenk indirmek zorunda kalması, suç oranının artması, istikrarsızlığın gelişmesi gibi faktörler ön plana çıkıyor. Bu endişelere katılmamak mümkün değil.
Selim Somçağ / Ekonomist
'Erdemir satılmamalı'
Türkiye'de bugün boru, gemi inşa, beyaz eşya, otomotiv sanayileri belli bir düzeye geldiyse bunu Erdemir'e borçluyuz. Böyle bir tesisin satılması için hiçbir ekonomik gerekçe bulmak mümkün değildir. Erdemir gibi stratejik ve kârlı bir kuruluş neden Hazine'nin bir haftalık faiz ödemesine denk gelen bir bedele satılmak istenmektedir? Çünkü satışın adresi bellidir: Fransa, Arcelor. AKP, iktidar başarısını "AB sürecine" bağladı. 17 Aralık öncesinde gizli pazarlıklar yapıldı. Bunlardan biri de Erdemir'in Fransız çelik devi Arcelor'a satılmasıhttp:
//www.milliyet.com.tr/2005/05/15/business/axbus01.html
Küçükler ihracatla...
'Krizler geride kaldı büyüme sürecindeyiz'
Bu başlık, kolaylıkla anlaşılabileceği gibi 'ikili' bir anlam ifade ediyor. Bir yandan Türkiye'nin 'uçuşa hazır' olduğunu, ancak diğer yandan da bu uçuşun zor geçeceğini, kara bulutların, fırtınaların içinde geçeceğini, belki yolcularını tedirgin edebilecek, birkaç şiddetli türbülans yaşayabileceğini gösteriyor. Türkiye, özellikle ekonomik gelişmeler açısından uçuşa hazır görünüyor. Ekonomik göstergeler oldukça iyi. Büyüme, enflasyon, fiyat istikrarı, yatırımlar açısından gelişmeler umut verici. IMF ile yeni stand - by'da sorun gözükmüyor. Bu yıl yabancı sermayede Cumhuriyet tarihinin en büyük miktarlı girişi gerçekleşiyor. Cari açık, işsizlik gibi birkaç noktada problemler sürmekle birlikte, ekonomi iyi yolda ve üretenin de, tüketenin de güveni pekişiyor
İthalat artışı sürüyor
Anketler, enflasyonda 'Evet, hedefi tutar' diyor
"1990'dan bu yana Türk iş hayatının içinde olan Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), geçtiğimiz hafta yaptığı genel kurulda 15 yılını, T ile başlayan 15 kavramla (Tevhid, tefekkür, tertip, terakki, teşebbüs, takım, tahayyül, tasavvur, tedbir, tasarruf, temkin, tarih, töre, tevazu ve takva) özetleyen bir sinevizyon filmi hazırlatmıştı. Genel kurulda yeni yönetimini de belirleyen MÜSİAD'ın 16'ncı T'si 'Tahavvül' (değişme) olabilir mi diye bir araştırma yaptık ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı.
Neden MÜSİAD'ın yönetim kurulunda kadın üye yok?
'MÜSİAD olarak İlkeli bir duruşumuz var'
Business: Yüzde 9.9'luk rekor büyüme yarattığı sevinç kadar olmasa da ciddi bir tartışma boyutu da ortaya çıkardı. Bu büyüme gerçek mi, hormonlu mu? Bu konudaki görüşlerinizi almak istiyoruz...
'Büyümeyi dışa açık firmalar tetikledi'
'DİE, düşük üretim rakamını yüksek harcama rakamına çekti'
Sumru Altuğ: Bugün Türkiye'nin büyümesinin sırrı teknolojik sektörlerden geçiyor. Türkiye teknoloji mallarında rekabet edecek durumda mı? 'Değil' diyorsak 'nedenini araştıralım' diyorum. Büyümenin bir diğer adımı da tarımın ıslahından geçiyor. Orada gelir desteğiyle bugünkü durumu tutamayız. Stratejik planların içinde tarımın çok önemli yeri olması gerekiyor.
Sumru Altuğ: Ama siz diyorsunuz ki küresel ekonomideyiz, küresel ekonomi kendi konularını hazırlıyor. IMF programı bunun bir parçası, bunun içinden çıkılıyor. Ben bu kadar kötümser değilim. Niye IMF'den bahsediyoruz ki siz tarım için ne yapmışsınız ülke olarak.
Gülsün Yay: Ben makro temellerin sağlamlaştırılması konusuna katılıyorum. Vergi ve tarım reformuna ihtiyaç var. Enflasyonun, kamu borcunun milli gelire oranının düşmesi gerek. İç ve dış borcun düşmesi için Türkiye'nin büyümesi, reel faizin düşmesi ve vadelerin uzatılması gerek. Bunun için Faiz Dışı Fazla'nın (FDF) sürmesi şart. FDF vermek belki ekonomiyi zorluyor ama Türkiye'nin buna orta vadede ihtiyacı var. Bunun sonsuza kadar sürdürülemeyeceği gerçek ama üç yıl sürdürülebilir.
Öykü gerçek. Ama yeni değil. 2003 yılında yaşanmış. Ama öylesine etkileyici ki, değil 2003'te 1003'te bile yaşanmış olsa haber değeri taşıyor. Haber değeri taşımaktan öte, 'insanlık üzerine' dersler veriyor.
Kurum kültürü bu demek
Hükümet, dış ticarette, 2005'i 'Afrika Yılı' ilan etti. Türk fuarcılık şirketleri, Etiyopya'dan Cezayir'e, Fas'a kadar çeşitli alanlarda fuarlar açıyor, (En son geçen hafta Fas'ta 50 firmanın katılımıyla fuar açıldı!) ticaret heyetleri gidip geliyor, serbest ticaret anlaşmaları imzalanıyor, müteahhitlik şirketleri milyarlarca dolarlık inşaat projeleri kovalıyor, Başbakan Etiyopya'ya, Güney Afrika'ya, geçen hafta da Fas, Tunus ve Cezayir'e onlarca işadamıyla birlikte üç - dört günlük gezi düzenliyor. Ticaret anlaşmaları birbirini izliyor...
İlk sonuçlar iyi
İskenderiye'de de yer bakıyorlar
'Başka ülkeler iyice yerleşmeden kıtadaki payımızı artırmak istiyoruz'
'Devletin iradesi, özel sektörün arzusu Afrika'nın uyanışıyla süreç başladı'
Müteahhitler, 16 milyar dolarlık proje üzerinde çalışıyor, Libya yine gözde...
Ya dolar kaçarsa...
Greenspan bütçe açığından endişeli
Euro hâlâ güçlü ama gözler FED'de
'Ortadoğu'dan elini çekerse dolar da ABD de rahatlar'
'ABD ekonomisinin ciddi yapısal sorunları var'
Değerli YTL üretimi baltalıyor,
ABD tahvilinde kıpırdanma işaretleri
Doların eğer kaybı Çin'in rezervini eritecek
Ligde geride olsa da yükseliyor

'Acemiydik, şampiyonluğu paraya çeviremedik'
Türkiye, üç cephede mücadele ediyor