Çok geniş bir katılımla hazırlanan Kurumlar Vergisi Kanunu taslağı geçen hafta TBMM’de kabul edildi. Söz konusu kanun, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasını müteakip Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yasalaşmış olacaktır. Önceki yazılarımızda, taslağın öngördüğü çeşitli düzenlemelere yer vermiş, bu düzenlemelere ilişkin kanaatlerimizi sizlerle paylaşmıştık. Yeni kanunla önceki kanunda yer alan, son derece sübjektif değerlendirmelere açık olan, bu yönüyle de mükellef ile vergi idaresini sık sık karşı karşıya getiren transfer fiyatlaması ve örtülü sermaye konularında daha objektif düzenlemeler yapıldı.
Bununla birlikte, en radikal değişikliklerden biri de Kurumlar Vergisi oranının 01.01.2006 tarihinden itibaren yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesi olmuştur. Bu değişikliğin, kısa vadede vergi gelirlerinde bir düşüşe yol açması kaçınılmazdır. Ancak orta ve uzun vadede, Türkiye’nin yabancı sermaye yatırımlarında rekabet ettiği Doğu Avrupa ülkelerine göre daha cazip hale gelmesine katkıda bulunacaktır. Bu değişikliğin, istihdam vergilerinin düşürülmesi gibi başka önlemlerle beraber kayıtdışı ekonominin kayıt içerisine geçmesine yardımcı olacağı da şüphesizdir. Bu nedenle yeni getirilecek düzenlemelerin, ülkemizin yatırım, üretim ve istihdam artışını olumlu etkilemesi ve orta vadede toplam vergi gelirlerinin yükselmesine katkıda bulunması beklenmelidir.
Öte yandan Kurumlar Vergisi oranının 01.01.2006 tarihinden itibaren düşürülmesinin başka birtakım sonuçları da olacaktır. Bu anlamda, hesap dönemi takvim yılı olan Kurumlar Vergisi mükellefleri için yeni vergi oranının uygulama başlangıç tarihi 01.01.2006 olurken kendilerine özel hesap dönemi belirlenen Kurumlar Vergisi mükellefleri için kanuna eklenen geçici 1. madde ile özel bir belirleme yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeye göre özel hesap dönemi kullanan mükelleflerin 2005 yılında başlayıp 2006 yılında biten hesap dönemi kazançlarının vergilendirilmesinde 01.01.2006 tarihinden önceki aylar için yüzde 30, sonraki aylara ise yüzde 20 oranının aritmetik ortalaması esas alınarak hesaplanan oran uygulanacaktır. Bu oranın belirlenmesinde kesirler dikkate alınmayacaktır. Örneğin hesap dönemi 1 Ağustos 2005 tarihinde başlayıp 31 Temmuz 2006 tarihinde sona erecek bir Kurumlar Vergisi mükellefinin ilgili hesap dönemi kazançlarının vergilendirilmesinde yüzde 24 oranı kullanılacaktır. ([(30*5)+(20*7)]/12).
Yeni hesap dönemleri
Yeni kanunun 32. maddesi uyarınca, yeni belirlenen Kurumlar Vergisi oranı, Kurumlar Vergisi mükelleflerinin üçer aylık dönemler halinde ödedikleri geçici verginin hesaplanmasında da kullanılacaktır. Hatırlanacağı üzere, bu yılın ilk geçici vergi döneminde taslak henüz yasalaşmadığı için yüzde 30 oranı kullanılmıştı. Yapılan düzenlemeyle yüzde 30 oranı üzerinden hesaplanan vergi, izleyen dönemlerde hesaplanacak geçici vergiden mahsup edilecektir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre halen hesap dönemini izleyen dördüncü ayın 1-15’inci günleri arasında verilen Kurumlar Vergisi beyannamesi, bundan böyle hesap dönemini izleyen dördüncü ayın 1-25’inci günleri arasında verilecektir. Bu anlamda, hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan mükellefler bu döneme ilişkin Kurumlar Vergisi beyannamesini 1-25 Nisan 2007 tarihlerinde verecektir. Öte yandan, beyan edilen vergi aynı ayın son gününe kadar ve tek taksitte ödenecektir.http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=43836&KOS_KOD=15