Ülkenin en prestijli üniversitelerinden birisinin en gözde bölümlerinden bir tanesi. Kutuplaşmalar almış başını gidiyor. Akademik kariyer yapmayı düşünenler, yüksek lisans ve doktora öğrencileri önce hangi gruplaşmanın içinde yer alacaklarına karar vermeli ve yer aldıkları grubun şefi konumunda olan öğretim görevlisinin gönlünü hoş tutmalı ve pohpohlamalılar. Aksi takdirde her hafta hazırlanan yedi sekiz ödev, yapılan dönem sonu çalışmaları, uykusuz kalınan geceler, iyi bir akademisyen olmak uğruna ortaya konulan günler boşa gidebilir. Üzerine çalıştığı alana ömrünü adamayı göze alan ve bu yolda her türlü çalışmayı gerçekleştirmeyi düşünen, yolun başında birisi verdiği onca emeğin nasıl boşluğa gittiğini izliyor. Bir zamanlar hayalini kurduğu akademik hayatın, nasıl hayallerinin çok uzağında bir noktada konumlanmış olduğunu görüyor büyük bir hayal kırıklığıyla.

Kendisi de özel bir üniversitede öğretim görevlisi aynı zamanda. Kendi okulunda da tek derdi rektörün, dekanın gözünü boyamak ve kendi grubunu ve destekçilerini oluşturmak olan, insanları izliyor hayretle. İnsanların birbirlerinin yüzüne bakarken söyledikleri, arkalarından dedikleri, yaptıkları karşısında bir soru geçiyor sadece aklından "Bu muydu?"

Ülkenin en köklü üniversitelerinden birisinin en eski bölümlerinden bir tanesi. Henüz yolun başında, hayalleri olan bir genç. Kendisi için bir hayat hayal ediyor. İçinde düşünmek, üretmek, paylaşmak, dinlemek, öğrenmek, anlatmak, öğretmek, araştırmalar yapmak, kitaplar yazmak olan bir hayatın hayali. Çok güvendiği hocası "Burada Bizans entrikaları döner" diyor. Önce çok şaşırıyor buna. Sonra akraba ilişkilerinin ne kadar öne çıktığını, gruplaşmaları, kıt imkanlar içerisindeki öğretim görevlilerinin nasıl günlerini bir masa etrafında dedikodu yaparak geçirdiklerini, köhneliği, dar görüşlülüğü görüyor. Yıkılan hayalleri arasından bir soru yükseliyor "Bu muydu?"

Hayallerle yola çıkan, akademisyen olmak isteyen, araştırmak, üretmek hedefinde olan birçok genç insan pes ediyor, pes ettiriliyor. Üretmek hevesinde olan bu insanların akıllarından ayak oyunları yapmak geçmiyor, "Hangi grupta yer alırsam yükselebilirim?" diye düşünerek vakit harcamıyorlar. Ve yenilen, kaybeden, vazgeçen onlar oluyorlar.

Hayallerinden ve kendilerinden sapmadan bu yolda yürümeye çalışan bir çok insanın kendi gerçekleri, beklentileri ve kişilikleri ile örtüşmeyen bu dünyada varolmaya ve ilerlemeye çalışırken yaşadıkları travmaları dinliyor ve gözlüyorum bu günlerde maalesef. Bu emeği başka alanlarda harcasalardı elde etmiş olacakları kazanımları düşünüyorum. Bu bakış açılarıyla yetiştirilen gençlerin hangi değerlerle hayatlarını kuracaklarını düşünüyorum.

Gençken birçok şey daha farklı gözüküyor, çok daha yüklü anlamlar içeriyor.

Sonra bir gün geliyor ve "Bu muydu" diyor insan, "hayatımı üzerine kurmaya çalıştığım, yüreğimi bağladığım bu muydu?" http://www.dunyagazetesi.com.tr/news_display.asp?upsale_id=251802&dept_id=80


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır