Büyüme düşük ama istihdam nispeten canlı. Büyüme istihdam ilişkisi açısından Türkiye ekonomisinde son 4 ay böyle özetlenebilir. Bu tam bir paradoks. Geçen perşembe günü düşük büyümeyi irdelediğim yazımda konuya kısaca değinmiştim. Dün açıklanan ve 2. çeyreğin son iki ayı ile 3. çeyreğin ilk ayına karşılık gelen mayıs-haziran-temmuz dönemi işgücü istatistikleri büyüme ile istihdam gelişmeleri arasındaki tutarsızlığı daha da güçlendirdi.
2. çeyrekte Türkiye ekonomisi yüzde 1,9 büyüdü. Tarımın milli gelir içindeki payı artık yüzde 10'un altında. Bu bakımdan tarımı ihmal edebiliriz. Zaten tarımdaki üretim miktarı ile istihdamın fazla bir ilişkisi yok. Tarım dışı büyüme hızı 2. çeyrekte yüzde 2,3. Buna karşılık tarım dışı istihdam artışı yüzde 2,8. 2. çeyrekten nisan çıkartılıp temmuz eklediğinizde (TÜİK üç aylık ortalamaları veriyor) tarım dışı istihdam artışı yüzde 3,3'e yükseliyor. Büyüme istihdam ilişkisini 2004'ten itibaren yakından izleyen tarım dışı ücretli çalışan sayısı artışları da sırasıyla yüzde 4,7 ve 5,6.
Türkiye ekonomisinin 0,5 olarak tahmin ettiğimiz uzun dönem büyüme tarım dışı istihdam esnekliği dikkate alındığında istihdamdaki artışlar yüzde 6 civarında bir büyümeye işaret ediyor. Temmuz ayında da ne iç talebi ne de dış talebi canlandıracak bir gelişme oldu. Aksine küresel ekonomide düşen büyüme ve artan tedirginlik, içeride kapatma davası nedeniyle tüketici güveninin dip yapması olsa olsa büyümeyi daha da düşürmüş olmalı.
Gerçi bu büyümeyi kamunun 1 puanlık negatif katkısını dışlayarak yüzde 3,3'e yükseltebiliriz. Bilindiği gibi kemer sıkıldı, kamu küçüldü diye memurların bir bölümünün işten çıkarılması söz konusu olmuyor. Büyümeyi 3.3'e yükseltsek de hesap yine tutmuyor. Büyüme istihdam esnekliğini büyük çapta değiştirecek bir işgücü piyasası reformu yapılmadığına göre, ya büyüme düşük ölçüldü ya da istihdam fazla tahmin edildi. Tabii her iki hata da bir arada yapılıyor olabilir.
Bu durumun birden ortaya çıkması da çok ilginç. TÜİK bu konuda ne düşünüyor? Bir açıklama iyi olur. Bu arada biz iktisatçılara da birkaç çeyrek büyüme-istihdam ilişkisini yakından takip ederek ne olduğunu anlamaya çalışmak kalıyor.
İşgücü piyasasında bir başka çarpıcı gelişme de istihdamdaki nispeten yüksek artışa rağmen tarım dışı işsiz sayısının 110 bin, işsizlik oranının da 0.2 puan artarak yüzde 11,5'ten 11,7'ye çıkması. Burada bir paradoks yok. Sadece tarım dışı işgücü artışında trend üstü artış var. Nitekim yılda 520 civarında artması beklenen tarım dışı işgücü haziran döneminde 629 bin artmış. Yüzde 3,5 ediyor, ki bu çok yüksek bir artış. Bu sayede katılım oranı da 49,3'ten 49.6'ya yükseliyor. Bu anormalliğin yeni bir yapısal eğilime işaret edip etmediğini önümüzdeki aylarda anlayacağız.
Tarım dışı istihdam, işgücü ve işsizlik | |||
2007 (Haziran) | 2008 (Haziran) | Fark | |
Tarım istihdamı | 6.284.000 | 6.226.000 | -58.000 |
Tarım dışı istihdam | 15.811.000 | 16.330.000 | 519.000 |
Sanayi | 4.188.000 | 4.367.000 | 179.000 |
Hizmet | 10.237.000 | 10.547.000 | 317.000 |
İnşaat | 1.385.000 | 1.417.000 | 32.000 |
Tarım dışı işgücü | 17.865.000 | 18.494.000 | 629.000 |
Tarım dışı işsizler | 2.054.000 | 2.164.000 | 110.000 |
Tarım dışı işsizlik oranı (%) | 11,5 | 11,7 | 0,0 |
Katılım oranı | 49,3 | 49,6 | 0,3 |
Tarım dışı ücretli istihdam | 10.728.000 | 11.330.000 | 602.000 |
Tarım dışı kendi hesabına | 2.209.000 | 2.157.000 | - 52.000 |
0 yorum yazılmıştır