|
Türkiye için ciddi bir risk oluşturan ödemeler dengesinin cari işlemler açığının gerçek nedenlerine fazla eğilmedik. 2005 yılında 22,9 milyar dolara ve milli gelirin yüzde 6,3 'üne yükselen bu açığı hep, döviz kurlarına, ithalat-ihracat gelişmelerine, finanse edilip edilememesine bağlayarak tartıştık. Temel neden olan tasarruf-yatırım ilişkilerine fazla dikkat etmedik.
Oysa, cari işlemler açığının, bir ülkenin tasarruf yetersizliğinden kaynaklandığını biliyoruz. Kamudan, firmalardan ve kişilerden oluşan iç tasarrufların kendi yatırımlarını karşılayamaması durumunda dış kaynaklara gereksinim duyulur. Bu da cari işlemler açığının kaynağını teşkil eder. Bu nedenle iç tasarrufların büyüklüğünün ya da yatırımlar ile ilişkisinin iyi irdelenmesi gerekir.
ABD ekonomisi için yapılan aynı analiz ve yaklaşımdan ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. ABD'nin cari işlemler açığı, bütçe harcamalarının fazlalığından ve kişilerin düşük tasarruf oranlarından kaynaklanıyor. Kamu ve kişiler yatırımlarının çok altında tasarruf ediyorlar ve dış dengeyi olumsuz biçimde etkiliyorlar. Buna karşılık özel sektör firmalarının tasarrufları artı değerlerde.
Türkiye'de 2001'den bu yana artan cari işlemler açığının sorumlusu kişilerin ve firmaların yatırımlarına yetmeyen tasarrufları olduğu ortaya çıkıyor.
Bu gelişmeleri tetikleyen bir başka unsur daha var. O da dış kaynağın gereğinden fazla gelmesi.
Oluşan cari işlemler açığı, ekonomide işler iyi gittiği taktirde, dış kaynaklarla finanse ediliyor. Uluslararası likiditenin fazla olduğu 2001-2005 yılları arasında bu konuda bir sıkıntı çekilmedi. Ancak, ülkeye gelen likidite, tam dalgalı döviz kuru rejiminde kura baskı yaptı. Yüksek oranda büyümek isteyen ve bunun için gerekli iç tasarrufları yatırımlarına yetmeyen ülkelere bir örnek de Türkiye. Bir yandan iç tasarrufların azlığı, öte yandan ise çeşitli adlarla gelen dış tasarrufların döviz kuruna etkisi, cari işlemler açığını arttırıyor.
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=72751&Categoryid=4&wid=126
Çözüm iki yönlü.
Birincisi, ya tasarruflarınızı arttıracaksınız, ya da büyümeden feragat ederek yatırımlarınızı kısacaksınız. Tasarruf artışı için faizlerin yükseltilmesi gerektiğini unutmayalım. ABD yönetimi bunu yapıyor.
İkincisi, YTL'nin değerlenmesine mani olacaksınız.
Bu iki önlemi zamanında almazsanız, cari işlemler açığı büyüyerek süre gider. Açığı kapatan dış tasarrufçular fikir değiştirirse, başımıza nelerin geleceğini hepimiz çok iyi biliyoruz.
Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR'ye göre artılarımız, IMF destekli program, AB ile müzakerelere başlama, jeopolitik önem ve iyileşen makroekonomik performans. Buna karşı, kamunun ve dış borçların yüksekliği ile Irak'taki istikrarsızlığın bize yansıma olasılığının getireceği olumsuz etkiler zayıf noktalarımız olarak sayılıyor.
Anlaşılan, Japonlar bizi dış gelişmelere ağırlık vererek değerlendiriyorlar. IMF, AB ve Irak temel konular. |
0 yorum yazılmıştır