Türkiye, ilk kez 1990 yılında reytinge tabi tutuldu. Standard and Poor's şirketinin Türkiye için verdiği uzun dönemli yabancı para borçlanması reytingi BBB idi. Türkiye, 1990'da aldığı BBB reytingini bırakın yukarı taşımayı, koruyamadı ve B'ye kadar geriletti. Son yıllardaki toparlanmayla söz konusu reyting bugün BB- düzeyinde.
AAA, AA ve A harf kategorileri, en iyisi AAA olmak üzere, mali yükümlülüklerini karşılama konusunda güçlü bir kapasiteye sahip ülkeleri ifade ediyor. A kategorisindeki ülkeler oluşabilecek bir ters etkiye daha dayanıksız olarak kabul ediliyor. BBB kategorisi, mali yükümlülüklerini karşılama konusunda yeterli kapasiteye sahip, fakat değişen koşullardan olumsuz etkilenmesi ve dolayısıyla mali yükümlülüklerini karşılamada yetersiz kalması mümkün ülkeleri kapsıyor. BB, B, CCC ve CC harf kategorileri ise daha kuvvetliden zayıfa doğru sıralanan ve yatırımcılar açısından spekülatif ülke kategorisine girenleri kapsıyor. SD ve D harfleri ise borçlarını ödeyemeyecek konuma girmiş ülkeleri (selective default ve default) anlatıyor. Bu harf gruplarına eklenen ya da + işaretler reytingin o harf grubuna göre biraz aşağıda veya yukarıda olduğunu ifade ediyor. Yine harf gruplarının yanına konulan negatif, pozitif ya da durağan gibi ifadeler de ekonominin geleceğine ilişkin beklentiyi ortaya koyuyor. (Durağan kelimesi İngilizcedeki stable'ın karşılığı olarak kullanılıyor. Bence stable kelimesinin burada olması gereken karşılığı istikrarlı kelimesidir.)
![]() Büyütmek için tıklayınız |
Standard and Poor's şirketinin web sitesinde yer alan 'ülkelerin risk göstergeleri' (sovereign risk indicators) adlı tablodaki göstergelerin bazılarından yararlanarak, Türkiye'yi AB'ye yeni üye olmuş ülkelerle kıyaslamak amacıyla hazırladığım bir özet tabloyu yukarıda sunuyorum. Kişi başına GSYİH, 2005 yılı tahminlerini dolar cinsinden, öteki göstergeler ise 2001-2005 aralığındaki ortalamaları yüzde cinsinden gösteriyor.
Kıyaslanan beş ülke arasında reytingi en düşük ülke Türkiye. Tabloya baktığımızda, enflasyon (TÜFE), brüt kamu borç yükü (brüt kamu borç stoku / GSYİH) ve bütçe açığı / GSYİH dışında, Türkiye kıyaslanan ülkelere göre bazı konularda iyi, bazı konularda kötü durumda olsa da ortalamayı tutturmuş görünüyor. Reyting değerlendirmelerinde borç yükü ve onu etkileyen bütçe açığı son derecede önemli göstergeler. Reyting kategorilerine ilişkin harflerin anlamları verilirken kullanılan 'mali yükümlülüklerini karşılama kapasitesine sahip olmak' ifadesinden bu çıkarsamayı yapmak mümkün. 2006 yılında bu iki göstergedeki düzelme devam edeceğine göre reytingimizde düzelme olması da normal sayılmalı. Bunun görünmeyen bir koşulu var: Bu göstergeler arasında olmasa da onların arkasında ya da önünde saklı olan siyasal istikrar. O olmadan ekonomideki gidişin devamı pek mümkün değil. Siyasal istikrar tek başına ekonomiyi düzeltemez ama o olmadan ekonomik istikrar da olmaz. Yıllar sonra bugün Türkiye'nin çözmesi gereken konu yine siyasal istikrar gibi görünüyor.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=180811

0 yorum yazılmıştır