İhracat sektöründe üretim yapanlar zor durumdalar. Özellikle 2005 yılında diğer paralara karşı reel olarak yüzde 19.6 oranında değerlenen YTL, daha önce kazanılmış piyasaların kaybedilmesine ve "sürdürülebilir ihracat" olanaklarının azalmasına yol açıyor. Döviz kuru rejimimizin "tam" dalgalı kur üzerine kurulmasının yansımalarını gözlüyoruz. Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, yetkililerin, hükümetin ve IMF'nin bu sistemi değiştirmeye niyetleri yok. "Bozuk olmayan bir şeyi neden tamir edeyim?" yaklaşımını sergiliyorlar.

Dövizde yön belirleme
Dalgalı döviz kuru rejimine geçtikten sonra bir konuda geri kaldık. Döviz türev piyasalarını kuramadık. Bize benzer birçok ülke bunu yapü. Dalgalı kura geçtikten belirli bir süre sonra "forward" ve "future" anlaşmalarına dayalı türev piyasalarını kurdular. Piyasa kuralları ile çalışan bu sistemin yardımı ile döviz kurunun yönünü etkilediler.

Buna mecburdular. Zira tam dalgalı döviz kurundan kaynaklanan "oynaklıkları" ve dolayısıyla riskleri azaltmaları gerekiyordu. Türev piyasalarının "sigorta sistemi olma niteliğinden" yararlandılar. İleriye dönük şekilde belirledikleri döviz fiyatları yoluyla piyasayı derinleştirip, oynaklığa da mani oldular. Döviz fiyatları da bu çerçevede oluştu.

Türkiye'de bu sistem için altyapı var. 2005 yılında döviz gelirimiz 107.6 milyar dolar, döviz giderimiz ise 130.5 milyar dolar. Buna borç ödeme ve alımlarını da eklediğimizde 270 milyar dolarlık bir döviz işleminden bahsediyoruz. Son beş yıla baktığımızda 388.4 milyar dolar döviz gelirimiz, 432,8 milyar dolar döviz giderimiz olmuş. Bu büyüklüklerin bir kısmını kendine çekebilecek bir türev piyasası, sistem için yeterli olur kanısındayım.

Bu konuda ihracatçıların, ithalatçıların, bankaların ve döviz borçlusu hazinenin istekli olması gerekir. Merkez bankaları bu tür işlemlerde taraf olmak istemezler. Ancak organizasyonu üslenebilirler, tarafları biraraya getirebilirler. Diğer oyuncuların ortak noktalarını öne çıkararak sistemi kurdurmaya çalışırlar. Teknik alt yapının kurulmasında uluslararası düzeyde birçok danışmandan yararlanılabilir

İhracatçıların öncülüğü
Burada önemli olan, mal ve hizmet ihracatçısı ve ithalatçılarının insiyatifleridir. Değer kazanan ya da kaybeden kurun, taraflardan birinin lehine çalıştığı gerçeğinin kabulü gerekir. Çıkar çatışmasını asgari düzeye indirecek yöntemlerde anlaşma sağlanabilir. Bugün sıkıntı çeken ihracatçılardır. Öncülük görevi onlara düşer.

Bu sistemin kurulmasında bankaların da görev ve sorumlulukları vardır. Döviz kazanan ve harcayanlara aracılık edip, başlangıçta düşük komisyonlarla sistemi geliştirmeleri, gelecekte yaratılacak derin bir piyasadan elde edecekleri gelirler düşünüldüğünde, kendileri açısından kârlı bir çabaya da işaret etmektedir. Döviz kurunun hedeflenen enflasyon çerçevesinde ve olası çapraz kur değişimlerini dikkate alan fonward ya da future anlaşmalarının kurun düzeyinin belirlenmesinde yardımcı olacağı kesindir.

Tam dalgalı döviz kurunun yarattığı sıkıntıları kısa dönem azaltmanın yolu, türev piyasasını bir an önce kurmaktan geçmektedir.

http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=72184&Categoryid=4&wid=126

 

 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır