|
Şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) 0.22, üretici fiyat endeksi (ÜFE) ise 0.26 arttı. Yıllık bazda ise her ikisi de artış eğiliminde. Özellikle TÜFE yüzde 8'i aştı. Geçen yılın ilk üç ayında oldukça düşük olan fiyat artışlarının acısı bu yıl çıkıyor.
Bekleyişler Merkez Bankası bekleyişlerini iki aydır yapılan Para Politikası Kurulu toplantısı sonrası yayınlanan bildirilerde açıklıyor. Banka fiyat artışlarının 2006'nın ilk üç ayında duraksayacağını, daha sonra ise düşüşe geçeceğini ve yıl sonunda nokta hedef olan yüzde 5'in üzerinde gerçekleşeceği görüşünde.
Beklenti anketleri ise Ocak ayından bu yana artış trendi içerisinde. Merkez Bankası'nın yaptığı bu anketlerde, özel sektör 2006 yılı için yüzde 5,81 oranında TÜFE enflasyonu bekliyor. Bu bekleyiş de hedefin üzerinde.
Bir de işin can sıkan yönü var. O da, fiyat endekslerini oluşturan kalemlerin ağırlıkları ile oynanması. Geçen yılın başında endekslerdeki ağırlıklarda bir ayarlama yapılmıştı. Eski endekse göre yüzde 10.7 çıkacak 2005 TÜFE enflasyonu 7.7 olarak kayıtlara geçmişti.
Bu yılın başında da endekslerde yeni bir düzenlemeye daha gidildi. Özellikle ağırlığı fazla olan ve enflasyonun düşüşüne direnen gıda ile kiraların endeksteki ağırlıkları toplam olarak 2,3 puan azaltıldı. Bu tür değişiklikler, kamuoyu ve piyasalar açısından daima soru işaretleri yaratır. Dolayısıyla verilere güven azalır. "Enflasyon yüksek çıkar diye bunlar yapılıyor" fikri oluşur. Verileri yorumlarken bu noktayı da unutmayalım.
Dünyada enflasyon eğilimlerindeki artışlar nedeniyle, merkez bankalan faiz artınmı sürecine girdi. ABD'nin aylardır süregiden faiz yükseltme operasyonlarına Avrupa Merkez Bankası da katıldı. İki gün önce faizi 0.25 puan yükseltti.
Buna karşı bizde tam tersi bir eğilim var. Piyasalar, faizlerin aşağı çekilmesini istiyor. Bankacılar ve YTL kağıtlara yatırım yapanlar da bu yıl kâr marjlarının düşmesi nedeniyle, azalacak faizler kanalıyla bu olanağı tekrar elde etmek istiyorlar. Hükümet de başka nedenlerle, faiz indirimlerine sıcak bakıyor.
http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=yazardetay&Newsid=72573&Categoryid=4&wid=126
İki sonuç Bu değerlemeden iki sonuç çıkıyor. Birincisi, enflasyonda eğilimler yukarı doğru. Yılsonu hedefine ilişkin bekleyişler hedefin üzerinde noktaları işaret ediyorlar.
İkincisi, faiz indirimi konusunda piyasaların ve hükümetin baskısı var. Mart sonu, başkanı ayrılacak Para Politikası Kurulu'ndan bu yönde karar çıkması sinyalini Merkez Bankası da veriyor.
Bu durumda Merkez Bankası faizleri indirirse, yılsonu hedefi iyice riske girecektir. Ayrıca, geçen yıl reel bazda yüzde 19.6 değerlenen YTL'nin bu eğilimini 2006'da göremeyeceğimize göre, döviz kurunun enflasyona olumlu etkileri sınırlı düzeyde kalacaktır.
Sonuç bizi hedefin aşılacağı noktasına götürüyor. "Azıcık aşılma ile bir şey olmaz" yaklaşımı ise çok daha riskli bir ortama zemin hazırlayabilir. Güven üzerine Türkiye'ye akan fonlar, bu güvendeki aşınmalarla fikirlerini değiştirirse "azıcık fazla enflasyonun" maliyeti çok daha ağır olur.
|
0 yorum yazılmıştır