IBM, 456 CEO'ya sordu: Dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yanıt şöyle:



Dünyanın önde gelen 456 şirketinin CEO'suna göre, global ekonomi yavaşlamadan uzaklaşıyor. Şirketler maliyet kontrolü yerine gelir artırmaya odaklanacak.

Krizler geride kaldı, büyüme sürecindeyiz. Tepki verme hızı yavaşlayan şirketler pazardan hızla silinecek. Jeostratejik ve politik konular, sosyo - ekonomik faktörler, artık çok önemli değil. İşletmeleri en fazla etkileyecek şey yeni teknolojilere adaptasyon olacak. İşletmelerde değişime yönelik 'iç kaynaklı' en önemli engel ise liderlik ve işgücü becerilerindeki sınırlılık
KADİFE ŞAHİN

Teknoloji devi IBM, dünya ekonomisinde, son dört - beş yıldır, özellikle dünyanın en büyük ekonomisi Amerika'dan başlayan ve Avrupa ülkelerinde de etkili olan 'ekonomik yavaşlama'nın nedenlerini araştırdı. The Ekonomist ve Nikkei araştırma şirketi işbirliğiyle yapılan araştırmada dünyanın önde gelen 456 şirketinin CEO ve üst düzey yöneticisi ile görüşülmüş.
Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, CEO'lar, ekonomik belirsizliklerin, her zamanki gibi yine olacağını düşünmekle birlikte, hızlı büyüme döneminden sonra gelen 'ekonomik yavaşlama'nın da sona ermekte olduğunu, global ekonominin hızlanacağını ve 'sürdürülebilir büyüme' dönemine girildiğini düşünüyor.
Araştırma sonuçlarına göre, yeni dönemde 'rekabet' çok daha sertleşecek. Bu nedenle pazarda başarı elde etmek için 'çevik ve esnek bir yapı'ya sahip olmak, her zamankinden daha büyük bir önemle şirketlerin gündemine girecek.

Gelir artışına odaklanılacak
Geçtiğimiz dönemde şirketler için 'maliyet kontrolü' çok önemliydi. Ama artık şirketler, gelirlerin nasıl artırılacağına yoğunlaşmak durumunda. Rekabette birincil unsur 'maliyet kontrolü' değil, gelirlerin artırılması olacak.
CEO'ların başka bir saptaması da teknolojik gelişmelerin iş yapma biçimlerine henüz tam olarak giremediği... Henüz bu noktadan bir hayli uzak olunduğunu belirtiyorlar.

Küçükler ihracatla...
IBM'in araştırmasında CEO'lar en fazla 'sürdürülebilir büyüme' üzerinde tahmin yapmakta zorlanmışlar. Dünya pazarlarının artık eskisinden çok daha dinamik olduğunu belirten CEO'lar, şirketlerin kolay kolay kendi iç pazarlarında kalamadığını belirtiyor. CEO'lara göre küçük ülkeyseniz ihracatla açılıyorsunuz, büyükseniz başka ülkelerde operasyonlar yapıyorsunuz.
CEO'ların tahmin yapmakta zorlandığı ikinci konu ise artan rekabet ortamında kimin ne kadar büyüyeceği konusu olmuş. IBM'in araştırma raporuna göre şirketlerin başarılı olması için 'operasyonel etkinlik' çok önemli. İkincisi artık kapalı, tek bir pazarda kalmak mümkün değil. Üçüncü önemli etken, firmaların değişime sürekli hazır halde olmaları gerekiyor. Bu değişimi yapmanın en önemli zorluklarından birisi de teknolojideki hızlı değişime ayak uydurmak. Şirketlerin en kritik varlıklarından biri olan insan gücünün de bu değişime çok çabuk adapte olamayacağı düşünülüyor.

'Türkiye çekingen'
IBM'in araştırma raporunu Türkiye açısından yorumlayan IBM Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kızıltan, dünyada şirketlerin teknolojik gelişmelere ayak uydurma sorununun Türkiye için de geçerli olduğunu belirtiyor.
'İş'te, teknolojik gelişmelerden yeterince yararlanılmadığı görüşünün raporda ağırlıkla yer aldığını belirten Kızıltan, "Bu, Türk şirketleri için de geçerli. Türkiye dinamik bir ülke ama uzun yıllar enflasyonla yaşamış bir ülke olarak verimlilik ve dünyaya açılma risklerini dağıtıp genişlemeyi bence çok daha yeni denemeye başladı. Çekingen bir şekilde deniyoruz" diyor.
Kızıltan, önümüzdeki beş yıl sonra dünya şirketlerinin öncelikleri konusunda da şunları söylüyor:
"Son zamanlarda ortaya çıkan konular, genellikle maliyetler, toparlanma ve içe önem vermeydi. Bu devam ediyor ama değişim de önemseniyor. Araştırmadan çıkan sonuçlar değişiklik olduğunu ve artık büyümenin, buna karşılık değişimi yönetme riskinin önemli faktörler olduğunu ortaya çıkarıyor.
'Maliyetleri kontrol etmeye çalıştık fakat işin sadece maliyet kontrolü ile devam etmesi mümkün değil. Artık büyüme ve işi büyütme zamanı' diyorlar. Ama bu da bölgelere göre değişiklik gösteriyor. Örneğin Amerika'da, artık maliyetleri ve içeriyi kontrol etmek daha az önemli. Avrupa'da ise hâlâ maliyet kontrolü çok önemli. Çünkü onların krizden etkilenmesi daha yavaş olmuş."


'Krizler geride kaldı büyüme sürecindeyiz'

IBM araştırmasında, 456 CEO, 'bugünkü gelişmeleri nasıl değerlendirdikleri' ve 'üç yıl sonra dünya ekonomisinde neler olacağı'na ilişkin soruları yanıtladı. CEO'ların görüş ve tahminleri şöyle:

  • Dünyada yeniden gelirlerin arttığı bir döneme giriyoruz.
  • Kötü olaylara odaklanıp kalmamak lazım. Şirketler, esnek ve çevik bir yapı kazanmalı.
  • Birincil mesele rekabet. Diğer her şey ikincil önemde.
  • Geçtiğimiz yıllar maliyetlerin nasıl kontrol altına alınacağını öğrendiğimiz yıllardı. Artık sürprizlere daha hazırlıklıyız. Önümüzde gelirlerin nasıl artırılacağı meselesi var.
  • Krizler geride kaldı, büyüme sürecindeyiz
  • Ekonomik belirsizlik her zaman olacak. Asıl sorun teknolojik yenilikleri süreçlere dahil etmek. Henüz bu noktadan çok uzaktayız.
  • Tepki verme hızı yavaşlarsa, pazardan hızla siliniriz.
  • Pazardaki en önemli şey 'farklılık' yaratmak. Bu nedenle bazen ikinci sırada olmak avantaj bile sağlayabilir.
  • Hızla değişen ekonomik koşullarda çalışanlarının uzmanlığı ve becerileri yaşamsal öneme sahip.

    'Jeostratejik - politik konular artık çok önemli değil'

  • CEO'ların yüzde 83'ü 'dışsal güç'ü, 'pazardaki gelişmeler' olarak tanımlıyor.
  • Jeostratejik ve politik konular, sosyo - ekonomik faktörler, önem sıralamasında şaşırtıcı bir şekilde arka sıralarda yer alıyor. (Yüzde 11).
  • Gelecek üç yıl içinde maliyet indirimi konusunda en çok fırsat sağlayacak şeyin 'operasyonel iyileştirmeler' olacağı düşünülüyor. (Yüzde 82).
  • Sabit maliyetleri düşürmek için tali önemde gördükleri bazı işleri dışarıya aktarmanın doğru bir adım olacağına inanıyorlar. (Yüzde 50).
  • Gelirleri artırmak için en fazla önem taşıyan yolun yeni ürünler geliştirmek ve yeni pazarlara ulaşmak olduğunu düşünüyorlar. (Yüzde 66).
  • Çok azı işletmelerinin hızla değişen pazar koşullarına aynı hızla yanıt verecek kapasitede olduğuna inanıyor. (Yüzde 13)
  • Hızlı ürün ve çözüm geliştirmenin ancak müşteri bilgilerine etkin ulaşma ile mümkün olduğunu düşünüyorlar. (Yüzde 62).
  • Gelecek üç yıl içinde işletmeleri en fazla etkileyecek şeyin yeni teknolojilere adaptasyon olduğunu düşünüyorlar. (Yüzde 76)
  • İşletmelerin değişmesinin önündeki en önemli iki engel, ekonomik belirsizlikler (Yüzde 38) ve iş gücünden kaynaklanan kısıtlamalar (Yüzde 36) olduğuna inanıyorlar.
  • İşletmelerinin değişimine yönelik 'iç kaynaklı' en önemli engelin ise liderlik ve işgücü becerilerindeki sınırlılık olduğunu düşünüyorlar. (Yüzde 51)
  • Gelecek üç yıl içinde işletmelerin dönüşümünde çalışanlara ilişkin en önemli konunun eğitim ve yeniden eğitim meselesi olduğuna inanıyorlar. (Yüzde 69)

    http://www.milliyet.com.tr/2005/05/08/business/bus08.html


  • Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

    0 yorum yazılmıştır