Ünlü şair Fuzuli, Kanuni döneminde kendisine bağlanan maaşın kesilmesi üzerine Evkaf yönetiminde gördüğü rüşvet ve yolsuzlukları Sadrazam Nişancı Mehmet Paşa'ya gönderdiği çok bilinen eseri Şikayetname'sinde şöyle der: "...huzurlarına gitdüm. Bir cem gördüm, hikayetleri perişan, ne safadan anda eser ve ne sıdkdan nişan var. Selam verdüm, rüşvet değildür deyu almadılar. Hükm gösterdüm, fâidesizdür deyu mültefit olmadılar. Eğerçi zahirde sûret-i itaat gösterdiler, amma zeban-ı hal ile cemi sualüme cevab verdiler...".
Ayrıca Şikayetname'nin devamında çalışanlarla arasında şu konuşma geçmektedir:
Dedim: "Vakıf malını fazla kısmak vebaldir".
Cevaben: "Paramızla aldık, bize helaldir".
Sordum: "Hesap sorulursa, tuttuğumuz kötü yolun belgeleri bulunur".
Cevaben: "O hesap kıyamette sorulur".
Sordum: "Dünyada da hesap sorulduğunu duymadınız mı?".
Cevaben: "Ondan korkumuz yoktur, tüm şahitleri hazırladık".
Rehberde bir yolsuzluk türü olarak belirtilen ve "kamu görevlisinin performansını etkilemek için, görev gereği yapmaması gereken uygunsuz bir şeyi yapması veya yapması gereken bir şeyi yapmaması için gönüllü olarak kendisine değerli bir şeyin verilmesi" olarak tanımlanan rüşvet sadece bugünün değil, dünün ve geleceğin de problemidir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, OECD tarafından hazırlanan "Vergi İnceleme Elemanının Rüşvetle Mücadele Rehberi"nin Türkçe'sini sayfasında yayınladı. Böylece 15 Şubat 1999 yılında yürürlüğe girmiş bulunan sözleşme ülkemiz bakımından da 2000 yılında "Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi Sözleşmesi" olarak onaylanmıştır. 2.1.2003 tarihli "Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi için Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 11 Ocak 2003 tarihli ve 24990 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda daha önce bu metni okuyup bilgi edinememiş olan vatandaşlarımız bakımından da konu hakkında bilgi edinme fırsatı doğmuştur.
Burada Gelir İdaresi'nin temel amacı vergi inceleme elemanlarının bilgilenmesi ve rüşvetin tespiti konusunda neler yapabileceklerinin hatırlatılması olmakla birlikte konunun kaçakçılık boyutunu da içermesi sebebiyle rüşvet probleminin herkes tarafından karşılaşılabilecek bir durum olmasına yol açmaktadır. Rehberde oldukça ilginç tespitler de yer almaktadır.
Rehbere göre vergi mükellefleri, gelirlerini gizlemek için kullanmış oldukları yöntemleri, genellikle rüşveti gizlemek için de kullanmaktadırlar. Bundan yola çıkarak vergi inceleme elemanları kaçakçılıkla ilgili kanıt bulmak için kullanmış oldukları yöntemleri rüşvetle ilgili kanıtların tespiti için de kullanmalıdırlar. Açıklamalarda vergisel yükümlülüklerini noksan yerine getiren mükelleflerin sıkça yaptıkları işlemlerle ilgili delilleri yasal belgeleri üzerinde bıraktıkları belirtilmektedir.
Kaçakçılık göstergeleri ikiye ayrılmaktadır. Olumlu belirtiler veya olumlu davranışlar. Olumlu davranışların bulunmadığı bir durumda ise kaçakçılığın tespit edilemeyeceği ileri sürülmektedir. Olumlu belirtiler işaret veya bulgu olabileceği gibi bu eylemlerin hile, gizleme amacıyla yapılmış olabileceğini ya da olayların olduğundan farklı bir şekilde ortaya konulduğunu ifade ederler. Bununla birlikte belirtiler tek başına veya kendiliğinden, özellikli sürecin gerçekleştiğini belirleyememekte aynı zamanda olumlu davranışların da var olması gerekmektedir.
Olumlu davranışlar şöyle sıralanmaktadır: Dolandırmak, kaçırmak, gizlemek, belgeleri tahrif etmek, çarpıtmak ya da olduğundan farklı göstermek. Örnek olarak da benzer kalemlerin toplandığı işlemlerde özellikli olanların eksikliği, banka hesaplarında gizleme, depozitolara ait makbuzların ticari hesaplara karıştırılarak gelir kaynaklarının gizlenmesi gibi unutmadan kaynaklanmış gibi gösterilen işlemler ve durumu örtbas etmeye yönelik makbuzlar sayılmaktadır. Devam edeceğiz.
Kaçakçılık ve rüşvet yöntemleri
Geçen yazımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kaçakçılık ve rüşvetin göstergeleri aşağıda belirtilen haddinden fazla abartılmış indirimler veya hayali indirimler ile kamu görevlilerine para aktarmak için kullanılan bazı örnek yöntemlerdir:
1. Bir kamu görevlisi kontrolü altındaki bir firma, ilgisiz bir firmaya danışma ücreti iddiasıyla sahte faturalar karşılığında büyük tutarda para öder. Bu firma daha sonra bir banka görevlisinin yardımıyla, çeklerin karşılığını kendi çalışanlarından birinin aracılığıyla nakde dönüştürür. Böylece para, kamu görevlisinin kontrolündeki ilk şirkete geri döner.
2. Sahte bir isme bir banka hesabı açılır ve bu hesap üzerinden çekler nakde çevrilir. Satın almanın kanıtı olarak hayali işlemlere dayanan faturalar düzenlenir. Sahte işyerine ait çek rehin edilir ve sonra da bozdurulur.
3. Dolaylı politik katkı veya yardım yapma yönteminde politik kampanya düzenleyen komitenin veya adayın sağlamış olduğu bazı kampanyalara ödenmemiş faturalar temin edilir. Örneğin, seçim kampanyaları için kiralanan araçlar veya el ilanları ve seçim posterlerinin basılması gibi kampanya için yapılan masrafların ödenmemiş faturaları.
4. Kamu görevlilerine yapılan dolaylı ödemeler bir başka yöntem olup bu yöntemlerinden bir tanesi, avukatlık bürosu yoluyla yapılan ödemelerdir. Bu örnekte avukat, görünüşte sunulan hizmetler için çeklerin yazılmasında yalnızca aracı rol oynar. Ödemeler avukatın emanet hesabına yatırılır ve bu hesaptan da kamu görevlisine aktarılır. Bu yöntem ayrıca halkla ilişkiler, reklamcılık veya muhasebe şirketleri arasında da kullanılır.
5. Bir başka dolaysız rüşvet ödeme yöntemi de, kâr elde etmek amacıyla ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmamış ve vakıf yönetiminin üst kademesinde bir kamu görevlisinin bulunduğu bir vakfa bağış yapılması talebinde bulunulmasıdır.
6. Gerçek piyasa fiyatıyla karşılaştırıldığında müşteriye abartılı bir tutarla fatura verilmesi yönteminde ise alınan tutar ile normal piyasa fiyatı arasındaki fark, işletmenin karını etkilemeden, daha sonra bir aracıya ödenmektedir.
7. Bir şirket tarafından üstlenilen ve malların muhafazası, şirket mallarının taşınmasına nezaret etme veya pazar faaliyetinin olduğu ülkede tesisat masrafları olarak faturalandırılmış harcamalar.
8. Bir şirketin altyapı, yerleşim, kuruluş ve gelişimi için yapılan harcamalara ait ödemelerin, mimarlık ofislerinin kullanılarak, vergi cennetlerindeki banka hesaplarına yapılması.
9. Royalti gelirleri, şirket hesaplarına gelir yerine yükümlülük olarak kaydedilir. Bu yükümlülüğe ait ödeme de hesap yılı kapanmadan önce yapılır. Ödeme sözde royalti geliri elde eden ve vergi cenneti bir ülkede bulunan bir yönetim şirketine yapılır.
10. Profesyonel hizmetlere yapılan ödeme tutarını gösteren tüm kaynak belgeler dikkatlice incelenmelidir. Birçok şirketin projelerle bağlantılı ve özel durumlarda yüklendikleri masrafların, gerçek bir işe ait normal fatura tutarının üzerinde yüklendikleri belirlenmiştir. Bu fazladan faturalandırılmış tutar firma tarafından, mükellef lehine, önceden ayarlanmış politik ödemeleri veya kamu görevlilerine yapılan ödemeleri gizlemek için kullanılır. Ayrıca, danışmanlık şirketlerine yapılan, ancak hangi hizmet için yapıldığı belli olmayan yüksek tutarlı ödemelere de bakılmalıdır.
11. Yasal olmayan birtakım ödemelerin, seyahat ve eğlence masrafları kisvesi altında indirim konusu yapılabilmesi mümkündür. Burada, yönetici seyahat masrafları, kiralama yoluyla yapılan hava yolculukları masraflarının mükellefin çalışanları tarafından veya siyasi aday tarafından doğrudan ödenip ödenmediği, mükellefin özel uçağının pilotlarının masrafları, doğrudan kredi kartı yükümlülüklerini de içeren seçilmiş bazı çalışanlarla bağlantılı masraflar incelenmelidir.
Bunlar vergi incelemesi yapacaklar için sadece yol gösterici örnek yöntem ve davranışlardır. Ama unutmamak gerekir ki, akıl akıldan üstündür.
0 yorum yazılmıştır